Kişisel Gelişim

Hedefler Neden Olmalı | Hedef Belirlemek

Hedefler neden olmalı ve hedef belirlemek olması ile ilgili kısa bir hikaye ile yazımıza başlayalım.

Adam yolu üstündeki bir lokantaya girdi.

Garson “hoş geldiniz” dedi. Siparişini almak istedi.

Adam “Acıktım,  yemek istiyorum” dedi.

Garson “elbette” dedi ve bekledi…

Adam “Açım, yemek verin” dedi.

“Tabii, hemen, ne istersiniz?” diyerek nezaketle yüzüne gereken.

“Sağır mısın be adam, yemek istiyorum, yemek, açım ben, aç.

Lokantaya niye gelinir ki?

Yemek yemek için.

Ayakta dikilip duracağına bana yemek getir. ”

Garson ürkmüş, şaşkın bir şekilde ‘İyi ama ne yemek ister…’

Lafı yarım kalmıştı.

Müşteri git gide öfkeleniyor, kabalaşıyordu. Garson ‘peki’ diyebildi ve kasaya doğru ilerledi. Kasanın altındaki telefona usulca uzandı. Kasa başında oturan patronuna, parmağıyla sus işareti yaptı. Bir eli de havada, sanki eliyle ampul takmış gibi bir hareket yapıyordu. Asabi müşteri “Yemek nerede kaldı!” diye homurdanırken lokantanın kapısında bir ambulans durdu.

Araçtan iki beyaz önlüklü indi, lokantaya girdiler. Garsonla göz göze geldiler. Garson beyaz önlüklülere kaşıyla gözüyle bir şeyler anlattı. Önlüklü adamlar, birden yemek bekleyen sinirli müşterinin yanına gidip koluna girdiler, ayağa indirmek götürdüler. Adam ne olduğunu anlayana kadar kendini ambulansta bulmuştu. Ambulans sinir hastalıkları hastanesine doğru yol alıyordu. Çünkü gerekli tedaviye ihtiyaç vardı.

Hedefler Neden olmalı için Nelere İhtiyacımız var

Yemek yemek istektir. Ancak az kuru ve az pilav bir de ayran ise hedeftir. Herkes yemek istiyor ama yemek yiyemiyor. Herkes geleceğe dair bir şeyler düşünüyor ama düşünceler düşten öteye geçmiyor.

Çünkü ne istediğini tam olarak, ayrıntılarıyla, hem kendin için hem de diğer insanlar için anlaşılabilir hâle getirmen, seçtiğin, sevdiğin yemeklerle gönlünce karnını doyurmaya benzer.

Hayat sana hizmet etmeye hazır bir kimse gibi başlıyor. Ondan net şeyler istemelisin ki sana sunsun. Aksi hâlde, sonsuz nimetlerle dolu bu dünyadan sana ne sunacağını bilemez, şaşırır. Sana servis yapamaz. Sen de onlarca çeşit yemeğin olduğu lokantadan açlıktan çıldırmış olarak çıkarılırsın.

Hedef Dediğin 1 Emek vermeden, terlemeden (terlemek derken ders notu şıpır terimene gerek yok, mecaz kullanarak kullanıyorum) çok bir çaba harcamadan elde edeceğin şey, başarmanın keyfini sana yaşatmaz.

5 yaşlarında bir çocuğu düşün. Ayak parmakları uçlarında yükselip, kolunu olabildiğince yukarıdan diğer parmaklarından uzunca olan orta parmağıyla, odanın elektrik ihtiyacına ulaşmaya çalışan bir çocuk. Günler süren çabasından sonra, ışığı yakabilmesi, söndürebilmesi mutluluk sebebidir.

Senin farkında bile olmadan, âdeta refleksle odaya girerken ışığı yakmandan bir mutluluk çıkmaz. Hedef, mutlulukla içerir. Sen ona varınca ağzın da kulaklarına varır. Coşkudan zıp zıp zıplarsın. Bu durum, bu duyguyu sana yaşatacak olan şey kolay olan değildir. Belki başlangıçta zorlamayı ama imkânsız değildir hissettiğin hedeftir.

Yani hedefin hedef olması için sınırlarını zorlayan, sabrını, ihtiyac zorlamalı, ona ulaşman için özel bir çaba göstermen gerek.

Hedef dediğin ulaşılabilir olmalı.Hedefin hayal dünyasından, bu dünyaya transfer edilebilmeli.  Bak biri derki sana ‘İste, yeter ki iste her şeyi başarırsın.’ kulağa hoş geliyor.

Ancak hayat yasaları böyle işlemiyor.

Ayağını yorganına göre… düzeltelim hayalini yorganına göre uzatacaksın. Öğrencilik yaşantısından bir örnek vereyim. Derslerimizi uzun yıllardır çuvallayan bir öğrenci düşün. Bir veli toplantısı bölgesinde annesi okuldan eve geldiğinde çocuğuna kızıyor, sitem ediyor, belki sinirden kadın ağlıyor … Çocuk bu durumda çok içleniyor. Belki önce öfkeleniyor, sonra kendi kendine ‘Görürsünüz.

Bütün derslerimi 100 yapacaktım. Taktiri edildiğimde  herkes şaşıracak. ‘ diye karar alıyor.

Bu durum çok sayıda öğrenci yaşamakta. Hırslanmak da, motivasyonu tavan yapmakta. Ancak antrenman içme merasiminde 100’lerden çok uzak, eski hallerine daha yakın.

Belki de bu senin hikayendir.

Büyük bir gazla başlanmasına rağmen sonucun pek değişmemesinin bir kaç nedeni Olabilir. Bu örnekteki arkadaşım, şu andaki gerçeği –yani ders başarısı- ile hedef olarak seçtiği nokta arasındaki mesafenin kapanması için gerekli, yeterli olacak zaman düşünmeden sadece duygularıyla karar vermiştir. O zamana kadar sahip olduğu bilgileri hesaba katmıştır. Sınav başarısı için öğrenmesi gerekenleri hesaba katlanmıştır.

Yine ders çalışma alışkanlıklarını gözden geçirmediğiniz. Kendisini 100 diye ifade etti sonuca götürecek kaynaklar belirleyip, bunun nasıl kullanacağını planlamamıştır. Elbette hedefi imkânsız değildir. Ancak hedefini sunmakta kılacak planlama eksik kalmıştır.

Bu arkadaşımız ne yapabilirdi?

Okul performansı 100 üzerinden ortalama 40 olduğu varsayalım. 60-70 yükseltmeyi hedefleyebilirdi. Derslerde aktif olmak için her gün bir ön hazırlık yapmaya karar verebilirdi. Performans ödevleriyle iyi öğrenemediği, o dersin öğretmenine danışarak konu eksiğini giderebilirdi.

Sınav hazırlığını son güne bırakmaz, konu tekrarı için haftalık çalışma planında yer açabilirdi. Kendi öğrenme tarzınızın ne olduğunu, nasıl daha iyi öğrenebileceğine kafa yorup, rehber öğretmeninden, internet  kaynaklarından fikir alıp bunların en uygunlarını kendine seçebilirdi.

Neticede o öğretim yılı sonunda teşekkür belgesini belki alabilecek belki kıl payı farkla kaçırabilecek bir öğrenci içindir.

Ve derdi ki “Aşama kaydettim. Zayıfım yok. Demek ki yapabiliyorum. Bu dönem neleri nasıl yapabileceğimi öğrendim. Ve yeni öğretim yılı için daha iyi. Önleyebilir dönem bunu devam ettirebilirim. En çok teşekkür belgesini karnemin yanında almayı hedefliyorum. Tatil dönemini verimli geçirirsem taktir bile uzak değil. ‘ diyebilirdi.

Evet mucize gerekmiyor.

Daha çok şu anki kişisel sınırlarımızın hemen ötesinde duran noktaya yönelmek gerek. Hedef görüş alanımız içinde olmalı. Çok bariz belirgin olmasa bile sis içinde seçilebilir bir hedefin çekim gücü altında. Erişilebilir, planlanabilir hedefler. Bunu kendi kişisel derecelerini yapabileceklerini gördüler. Her defasında bir öncekini koruyup, daha iyisine bakın için, anlamlı buldukları girdiler.

Hem bu daha adil hem daha gerçekçi oldu. Senin hedefin ‘olabileceğinin en iyi olmak’ olsun. En başarılı olamayabilirsin ama dünkü senin gerisinde kalmayıp onu aşmak da harika bir başarıdır. Hedefin oluşma altında hayal vardır. Akılının düş perdesine yansıyan görüntülerin gerçekleşmesi için planlama yapman gerek. Hayallerine sınır koymadan kur. Bu yanlış bir şey değil. Saçmaladığını görsen kendine kızma. Çünkü bunlar arasından kendine özgü uzak ama emeğinle yaklaşabileceklerini seçebileceksin.Ve seni heyecanlandıran, enerji vereni hedefle. (Hedefler neden olmalı) 

Oyuncu mu olmak istiyorsun? Her ay ekranlarda popüler olan yeni birini taklit etmeyi bırak da seni konservatuvara hazırlayabilecek okulları araştır. Dernekleri, kursları bul. Okuyacağın lisenin, üniversitenin tiyatro ve sinema kulübüne gir. Öyle bir kulüp yoksa sen kur. En aktif üye sen ol. En iyi hocaların hangi üniversitenin konservatuvarında olduğunu öğren. Altında makalelerini oku, seminerlerini takip et. Derslerine misafir öğrenci olarak git. Sadece Türkiye’de değil dünyada kendine örnek alabileceğin kahramanların olsun. Ben bir örnek verdim senin kişisel düşlerini de bu örnektir gibi ara hedefler ve süreçlerle planlayabilmelisin.

Planla ve eyleme geç ki gerçekleşmeleri mümkün olsun.

Bu arada… Söylemem Gereken bir şey var. Sana televizyonda, internette bazı pek çok şeyin sebebi, birilerinin daha çok para kazanma uygulanır. Fast-food restoranlarıdaki yiyecekler, tatları, ambalajları, televizyon kanallarındaki sözde yarışmalar, şans oyunları, diziler, dev bütçeli sinema filmleri, dolaylı tütün, içki, ilaç reklamları, markalar, logolar …

Hepsi bir ağızdan, söylüyorum.

“Al beni, giy beni. Sen de reklamlarımızdakiler gibi mutlu ol, sen de o mutlulardan ol. Bırakabilirlerini, onlar aptal kalacak, sen farklı olacaksın. Yeter ki al. Almazsan eski kafalısındır. Yeni çıkanı tüketmezsen geride kalırsın. Tüm gençlik bunu kullanır, bunu sürüyor… Bunları alan zengin ve mutlu oluyor… ”ve daha nice yalanları tekrarlıyorlar. Büyük sermayeli, uluslararası dev şirketler Hollywood’la çalışıyor, insanlar nasıl alanlariz de satışımız artar diyorlar. Senin harçiyeti istiyor istiyorlar, bilinçaltına iniyorlar. Sana “bizim dediğimiz gibi tüket yoksa mutlu olamazsın” diyerek tehdit ediyorlar. Aklına, aba altından sopa gösteriyorlar. İçine korku salıyorlar. Kendinden şüphe etmeni, yetersizlik duygusu yaşamanı amaçlıyorlar.

Senin kim olduğunla değil.

Dünyadaki yoksulluğu ortadan kaldıracak kadar büyük reklam bütçeleriyle gerekiyor. markalarını, insani  duygularla anlamdaş hâle getirmeye çalışıyorlar. Sloganları; mutluluk, sağlık, enerji, neşe, sevinç, yaşam yaşamak, hayatın tadı, güç ama gerçek başarının neler sunduklarıyla ilgisi yoktur.

Başarı senin bulacağın anlamla çalışır. Seçmek için senin hedefin olmasın. Hedef koyarken bu görüntülere, seslere aldanma demek istiyorum. Hedef koyarken bu toplumda nasıl doğru dürüst bir yurttaş olurum diye sor kendine. Topluma, ailene, seni sevenlere nasıl mutluluk katacağını düşün. Hedeflerine vardığında o sevinci paylaşacak, sarılacak birileri olmalı. Mutluluk tek başına yaşanacak bir duygu değildir. Hedef Konusunda Öneri Hedefimizi bir önerim olacak. Sınav hazırlığında, puan önce oluşturuyor sonra okul tercihinde bulunuyorlar. Hâlbuki tercihlerini çok daha önce yapmak olsalar, motivasyonlarını korumak için daha doğru bir iş yapmış olurlar. Eğer bir öğrenciysen önerim, tercih listeni şimdi oluşturman. En çok istediğinden başla listeni oluşturmaya. Rehber öğretmenlerden, bu işi tecrübe olduğu yetişkinlere akıl danış. Tercih listeni çevrendekilerle paylaş.

Hedefler Neden olmalı

Onlar da bu tercih listeni gönülleriyle onaylayıp imzalasınlar. Sonra bunu odanın duvarına, aynanın yanına ya da kapıya yapıştır. Eğer gençsen sen de geleceğini lütfen tasarla. Tercihlerini yani isteklerini somutlaştırır. Bunlara bakın için detaylı-imkanlarını-zamanı kullan. Süreç yönetimi yap. Sonra bak neler oluyor, gelecek sana nasıl da hazırlanıyor. Gelecek Hayalin Olsun Büyük düşün olsun.

Sana özel. Senin gözlerini kamaştıran, seni ısıtan, sana yön çizen … İş hayatında buna ‘vizyon’ diyorlar. Bir gelecek hayali. Hedeflerini birer araç olarak düşün. Bu araçlar seni nereye taşıyacak? Çıktığın basamaklar seni nereye yükseltecek? Bu emek niçin veriliyor, verilecek. İşte ‘Büyünce ne yapacaksın?’ sorusuna vereceğin etkileyici bir yanıt hedefindir. “Niçin yapacaksın?” sorusuna yanıtın ise senin vizyonundur.

‘Türkiye’de, en çok batılı turistin konakladığı, tabiatla iç içe bir tatil işletmesi kuracağım! ‘Özel eğitim ihtiyacı olan meslek meslek kazanabileceği okullar açacağım.’

‘Uluslararası nitelikte eğitim-öğretim yeteneklerine sahip bir eğitimci olarak ülkeme ve insanlığa hizmet edeceğim. ‘Geri dönüşüm kültürünü bütün ülkeye kazandırarak, çöpsüz bir Türkiye için çalışacağım. ‘ Tek bir cümleyle seni heyecanlandıracak, dara düştelerde, moralin bozuyoruz aklına gelince seni motive edecek bir gelecek hayali. Derslerin, testlerin, puanların, cebindeki paranın ötesinde yüksek bir amaç. Yaşın genç olduğu belirleyeceğin gelecek hayali değişebilir.

Bu normal. Çünkü sen de sürekli bir gelişim içindesin. Ancak aklının bir kenarına, aldığın değil gibi sözcüklere dökebildiğin kişisel vizyonun olmasının faydasını göreceksin. Ben senin gelecek hayaline varacak bir genç olduğu inanıyorum sen de inan.

 Hedefler Neden Olmalı | Hedef Belirlemek yazımızı beğendiyseniz aşağıdaki yazıda hoşunuza gidebilir.

⇒Verimli Plan Nasıl Yapılır

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı