Çıkarım Yapma Sanatı Nedir | Sherlock Holmes Teknikleri

Çıkarım yapma sanatı, çıkarım bilimi ya da orijinal metinlerde geçtiği hali ile Art of detection Sherlock Holmes eserlerinde o kadar incelikli işlenir ki adeta zekasını bir süper güç gibi kullanır ve karakterde okuyucunun özünde
bir süper kahramana dönüşür. Sherlock’u bir gazete arkası karikatürlerinden çıkartıp, dünyanın en ünlü eseri haline getiren de zaten başrolde Sherlock Holmes ün olması değil başroldeki Sherlock Holmes ün çıkarım bilimini çok iyi kullanıyor olması.

O kadar küçük ayrıntılardan o kadar nokta atışı sonuçlara varır ki hayran olmamak elde değildir. Gelin çıkarım
yapma sanatı nedir ve biz bu konuda nasıl uzmanlaşabiliriz birlikte inceleyelim.

Çıkarım Yapma Sanatında Ustalaşma

Çıkarım yapma sanatı parçadan bütüne ulaşma ya da nedenden sonucu bulma olarak tanımlanabilir. Bir bilmece  çözer gibi somut verilere tümdengelim ve akıl yürütme yöntemleri ile hikaye bağlıyoruz. Sherlock Holmes kitabı  okuyanlar en azından dizisini ya da filmini izleyenler onun bu konunun uzmanı olduğunu bilirler. Akla gelmeyecek en ufak bir ayrıntıdan bile çok büyük cinayetleri bir anda çözebilir.

Sherlock Holmes abartılmış, kurgulanmış bir karakter. Çok çalışsak bile nasıl onun gibi olabiliriz? diye düşünebilirsiniz. Ama aslında Sherlock Holmes çok da kurgulanmış bir karakter değil.

Sherlock Holmes’ün yazarı, Sir Arthur Conan Doyle. Ki Sir ünvanını Sherlock Holmesden sayesinde aldı desek yalan olmaz. Sir ve yazar olmadan önce sıradan bir tıp öğrencisiymiş. Üniversitede bizzat eğitim aldı profesörü Joseph Bell bir çıkarım yapma sanatı ustasıyımış.

Kendisine gelen hastaları tedavi ederken sadece hastalık belirtilerine değil aynı zamanda el  yazılarına yürüyüşlerine konuşmalarına ayağındaki çamurdan nerede yaşadığını ya da yürüyüş tarzına ne iş yaptığına kadar çıkarımlarda bulunur teşhisini öyle koyarmış.

Yani bizim alışık olduğumuz Sherlock Holmes içeriklerini gerçek hayatta yaşayan gerçek bir insanmış. Bizim Arthur belliki tıp bilimi ile de çok çok ilgilenmediği için günlerini hocasını hayran olmakla ve onunla ilgili kısa hikayeler yazmakla geçiriyormuş.

Joseph Bell aynı zamanda adli tıp Kurumu’nun da kurucusuymuş ondan önce cesetleri inceleyip ölümün nasıl gerçekleştiğini tahmin etmek kimsenin aklına gelmemiş. Bunu ilk kullanan ve bilim haline getiren de Joseph Bell’miş. Joseph Bell yaşam tarzı bilgi birikimi ve zekasıyla hem tıpta yeni bir uzmanlık alanı açmış hem de Sherlock Holmes gibi bir karaktere ilham kaynağı olmuş.

Bizim Arthur da onun yanında hayran hayran izleyen asistan doktoruymuş. Size bir yerden tanıdık geldi mi? Joseph Bell’in aynı zamanda iyi doktorlar iyi birer dedektif olmak zorundadır Çünkü hastalıklar canilerdir diye de bir sözü var. Çıkarım yapma sanatı ceset incelemesi tıpçıların dedektif olma fikri bunların hepsi birleşip Sherlock Holmes eserin ortaya çıkarmış. Bakalım Sherlock Holmes ya da Joseph Bell bu süper gücünü nasıl kullanıyor? Öncelikle olmazsa olmaz Kural tümdengelim yöntemi çok iyi kullanır.

Tümdengelim Yöntemi

Çünkü bir neden bilimsel şartlar altında hep aynı sonucu doğurur. Bunu da bol bol pratik yaparak ve bilgi birikimini artırarak öğrenir. Mesela bir cesedi saatlerce dövebilir. Böylece hangi cismin onun üstünde nasıl etki bıraktığını ölçer.

Tabi Sherlock bir dedektif olduğu için ve cesetlerle bol bol karşılaştığı için onlar üstünde denemeler yapar. Biz de kendi hayatımızın olağan akışına göre bilgi birikimini geliştirmeliyiz. Yani gün içinde en çok ne ile meşgulseniz bu alanda uzmanlaşmanız hem özgüveninizi hem de insanların size bakış acısını değiştirecek. Sonuçta çıkarım biliminde sabrınız ve çalışkanlığınız kadar uzmanlaşırsınız. Bir diğer olmazsa olmazkural da Sherlock Holmes de Bell de bilgileridüzenli bir şekilde depolar. Bunun içinde Hafıza Sarayı ( Zihin Sarayı) yani Mind Palace yöntemini kullanır.

Hafıza Sarayı Nedir | Loci Metodu İle Hafıza Sarayı

Hafıza Sarayı

Bu yöntemi yukarıda daha önceki yazımdan okuyabilirsiniz. Buradan sonra geçip hafıza Sarayı (Zihin Sarayı) yöntemini nasıl öğreneceğinizi ve bir şeyi akılda tutma kapasitesi 200 kat nasıl arttıracağınızı görebilirsin. Çünkü bir bilgiyi bilmek kadar onu geri çağırmak da önemlidir. Yani hatırlayamadığımız bilgi hiçbir işinize yaramaz. Bilgiler ne kadar karmaşık depolanırsa geri çekilmesi de o kadar zorolur.

Şimdi gelelim uygulamaları nasıl yapacağımıza. Bu konuda gelişmek istiyorsak ilk adımımız kendimizi  incelemeye başlamamız olmalıdır. Bu bize birçok insanın birçok davranış ile ilgili şaşıracağımız bilgiler verebilir.
Sonuçta hepimiz aynı türe aitiz ve aynı hormonlarla yönetiliyoruz. Kendimizi incelemeyi çok geniş
bazlı alıyorum. Mesela uzun süre yazı yazdığımızda kalemin parmağınızda nasıl iz bıraktığı ya da uzun süre klavyeye bastığımız zaman  parmak uçlarınızın ya da tırnaklarınızın ne hale geldiği. Sinirliyken ya da tam tersi çok mutluyken, ses tonunuzun yürüyüşünüzün ya da mimiklerinizin nasıl değiştiği. Sevmediğiniz biriyle konuşurken hangi kelimeleri tercih ettiniz ya da tam tersi çok sevdiğiniz biriyle konuşurken nasıl davrandığınıza dikkat etmek ile ilgili.

Yani hiçbir davranışımız nedensiz değil. Başta bunu kabul etmemiz lazım. Bilinçli ya da bilinçsiz mutlaka bir nedeni var ve bizim oyunumuz da artık kendi hareketlerimizden davranışlarımızın nedeni bulmak. Birkaç gün sıkıcı gelebilir sürekli kendini gözlemlemek ama bir süre sonra alışkanlık haline gelecek ve yapmadan duramayacaksınız.

Sherlock Holmes eserlerine de zaten bu çıkarım bilimi alışkanlığını nasıl bağımlılık yaptı çok anlatılır. Bir sonraki adımımız da gözlem yeteneğimizi geliştirmemiz.

Gözlemleme

Birçoğumuz yatıp kalktığımız odanın, kendi evimizin hatta her gün geçtiğimiz yolun bile ayrıntılarını bilmeyiz. Sherlock Holmes gibi düşünmek diye bir kitap vardı. Onun ilk bölümünde evinde kaç basamak olduğunu soruyor. Düşünün bakalım evinizde kaç basamak olduğunu biliyor musunuz? Ya da şu an oturduğumuz oda ile ilgili gözümüzü kapattığımızda kaç ayrıntı sayabilirsiniz. Beyin boşlukları doldur O yüzden biz her şeyin yerini biliyormuşuz gibi hissederiz. Ama bu aslında illüzyondan ibarettir. Muhtemelen oturduğumuz odadaki ayrıntıları yüzde onunu bile hatırlayamayız. Siz de her gün bilinçli gözlem antremanı yaparak gittiğiniz yolun kendi evinizin ve yakın çevrenizdeki insanların ayrıntılarını hafızanıza kaybedebilirsiniz.

Bu da daha sonra Muhtemelen 21 gün sonra hiç düşünmeden yaptığımız bir alışkanlık haline dönüşecek ve neler hatırladığınıza şaşıracaksınız. Bir diğer antreman olarak filmlerdeki ya da dizilerdeki ayrıntılara dikkat edebilirsiniz. Bunları yakalamak normal hayattaki ayrıntıları yakalamaktan daha kolaydır. Çünkü filmler ve diziler kurgulanmıştır. Yani ayrıntılar özellikle seçilmiştir ve gerçek hayat kadar karmaşık değildir. zaten anlatmak istediği bir şey vardır onlarla ilgili ipucu verirler.

İlk aşamada filmler ve diziler üstünde çalışmak çok iyi pratik alanı yaratır. Onları yaptıktan sonra artık aileniz ve arkadaşlarınız üstüne denemeye hazırsın hem Yakın çevrenizle ilgili fikir yürütmeye başlarsınız onlara nedenlerini sorup, yaptığımız tahminlerinin doğru olup olmadığını da kontrol edebilirsin az önce de söylediğim gibi çıkarım yapma sanatı’nda uzmanlaşmanın bir sınırı yok bilgi birikiminin ve tecrübenizi geliştirdikçe isabetli atış yapma oranımız artacak.

Zaten öyle çok da uzman olmanıza gerek yok insanların büyük bir kısmı uyurgezer gibi yaşadığı için sizin sonuca varma çabanızı bir şeylerin nedenini düşünmeyi başlamanız bile Sizi özel kılacak. Umarım işinize yarayan ve hayatımızı kolaylaştıran bir yazı olmuştur.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.